Atletico Madrid İspanya Şampiyonu

futbolbook

By 
Updated: Mayıs 19, 2014

77456

Aylar süren yoğun mücadelenin ardından, La Liga’nın son bölümü de sonunda sahnelendi. Colchoneros’dan kupayı çalmak için kazanmak zorunda olan Barcelona, karşısında muhteşem bir Atletico Madrid buldu. Atleti, daha önceki beş maçta da olduğu gibi Katalanlar’a olan üstünlüğünü tekrarladı ve İspanya’nın yeni şampiyonu oldu. Atletico Madrid, Diego Simeone’nin dehasına bir kez daha hayran olurken, Diego Costa ve Arda Turan’ın erkenden sakatlanması da onları durduramadı. Madrid ekibi böylece, 1996 yılında yaptığı dublenin ardından ilk kez lig zaferine ulaşmış oldu.

 

Compo-FCB

Atletico İyi Yerleşti

Diğer beş karşılaşmanın aksine, Atleti’nin ilk kez rakibin baskısına maruz kalarak maça başladığı görüldü. Barça, birbirine son derece yakın oynayan ve yer kaybetmeyen Atleti bloğuna karşı tüm gücüyle yüklense de, umduğu kadar etkin olamadı. Atleti kendini geçen maçlara nazaran daha farklı bir durumda bulmuştu, bu defa oyunu daha geride karşılıyorlardı. Ancak bu durumu aşmayı başardılar. Savunma ve orta saha hatlarını dörderli iki blok halinde hiç bozmadan korudular ve Blaugrana’nın ceza yayı etrafındaki etkinliğini engellediler. Kaptıkları toplarda da David Villa ve Diego Costa’nın derinlemesine koşularını kolladılar. Ancak Costa’nın çok erken gelen sakatlığı, takımının onun pivot santrfor özelliklerinden mahrum kalmasına neden oldu. Bu sakatlık Barça savunmasının odaklanması gereken adamlardan birinin eksilmesi anlamına geliyordu. Kısa süre sonra Arda’nın da sakatlanması ve yerine Raul Garcia gibi hava toplarına hakim bir oyuncunun oyuna dahil olması bile Costa’nın hava hakimiyetinin aranmasına engel olamadı.

 

FCBAM

Kanatlara Yığılma ve Muhteşem Koke

Rakip takımda da işler karışık görünüyordu. Barcelona, hücumda üretkenlikten son derece uzak bir görüntü içindeydi. Bunun başlıca nedeni de Lionel Messi’ydi. Çok fazla hata yapan Messi, takım arkadaşlarına destek olmak adına sürekli geriye ve sağ kanada doğru kayınca, takımın hücum dengesi bozuldu. Simeone’nin oyun planı ise kolayca fark edilebiliyordu: Arda Turan (ardından Raul Garcia) ve Koke, rakip beklerin ileriye çıkışlarını engellemekle görevlendirilmişti. Sol önde oynayan Koke, bu anlayış nedeniyle sürekli Cesc Fabregas ile karşı karşıya kaldı. Dani Alves ile Cesc arasındaki bağlantıyı koparmaya çalışan Koke, Barcelona’nın iyice kanatlara sıkışan hücumlarını durdurmaya gayret etti. Eski Sevilla’lı Dani Alves, maçın en çok topla buluşan oyuncularından biriydi ve sayısız orta denemesinde bulundu. Ancak Martino’nun ekibinin oyun alanının merkezindeki etkinliği çok düşüktü ve kanatlardaki çaba bu bölümde görülemiyordu. Atleti’nin genç oyuncusu Koke, zaman zaman Alves’i durdurmakta zorlansa da, maçı 10 pas arası (interception) ve 16 müdahale (tackle) ile tamamladı. Koke’nin savunmaya katkısı gerçekten çok etkileyiciydi ve onun için Simeone’nin sisteminin ‘sembolü’ demek sanıyorum yanlış olmaz.

 

Koke-FCBAM

 

Tactique-FCBAM

Atleti Hızlanıyor

Büyük tehlikeler yaratmasa da, şiddeti yüksek Barça hücumlarına maruz kalan Atleti, golü de sağ taraftan gelen bir akında kalesinde gördü. Alves’in boş kaldığı bir pozisyonun gelişiminde Alexis Sanchez’in füzesiyle 33. dakikada ev sahibi öne geçti. Böylece maçın da ikinci bölümü başlamış oldu. Bu ana dek bekleyen Simeone’nin adamları, gol atmaya mecbur kalınca gerçek güçlerini gösterdi. Bir anda başlayan yoğun pres, Barcelona’yı geriye itmeyi başardı. İkinci yarının başlama vuruşunun hemen ardından, David Villa’nın bütün gücüyle attığı bir depar ile başlayan pres sonrası gole de yaklaştılar.

 

Possession-FCB

Atleti’nin aradığı gol sadece 4 dakika sonra geldi. 49. dakikada kornerden gelen topa kafayı vuran Diego Godin, Martino’yu ve takımını telaşa sürüklüyordu. Barcelona takımı, maçın başında olduğu gibi şiddetle yüklenmeye ve oyunu rakip alana yıkmaya çalıştı. Ancak Busquets’in sakatlanarak oyundan çıkmasından sonra Barça’nın oyun planındaki eksikler iyice belirgin bir hal aldı. Atleti’nin sarsılmaz blokları arasında sürekli bir şeyler üretmeye çalışan Katalan ekibi, her defasında duvara çarptı ve bu döngü sürekli tekrarlandı. Kanatlardan yüklenme çabaları çeşitlenemeyince Atleti hatlarının arasında hiç alan bulamadılar. Hücuma yeni bir boyut katması için Pedro yerine Neymar’ı 62. dakikada sahaya süren Martino, kısmen istediğini aldı denebilir. Merkezde doğru oynamaya çalışan Brezilyalı, Messi’nin burada yalnız kalmasına engel olmaya çalıştı. Sol bek Adriano’nun yerine de diğer bir sol beki Jordi Alba’yı oyuna alan Martino, muhtemelen Alba’nın hücumda daha etkili olacağını düşünmüştü. Ancak tüm bu denemeler sonuçsuz kaldı.

 

_74930681_atleticoap1

Sonuç

18 yıl aradan sonra, Atletico Madrid nihayet İspanya şampiyonu olmanın sevincini yaşadı. Maçın neredeyse tamamını Diego Costa ve Arda Turan’dan mahrum oynamak zorunda kalsalar da, Diego Simeone her defasında Barcelona’nın yolunu kesmek için bir hamle üretmeyi bildi. Messi’nin çok kötü bir oyun sergilediği maçta Katalanlar, defansif gücü ve taktik disiplini son derece yüksek bir ekibi aşmayı başaramadı. Real Madrid karşısında hafta sonunda çıkacakları Şampiyonlar Ligi finalinde birbirine yakın profilde iki takım izleyeceğiz. Oyun yapıları ve anlayışları birbirine benzeyen Madrid ekiplerinin burada olması sürpriz değil. Simeone karşısında taktiksel zaferi elde edemeyen Martino ise görevi bıraktığını açıkladı. Onlar adına sezonun çok kötü geçtiğini söylemek zor ancak öncelik taktiksel açından yenilenme olmalı.

Kaynak France Football

yarisaha.com

futbol-book.com

Bu sayfa şuana kadar 11353 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook