Bizim futbolcuları bitiren yanlış antrenman programları

futbolbook

Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’dan köşe yazarı Uğur Meleke’ye; futbolcular Emre Belözoğlu’ndan Hasan Şaş ve Arda Turan’a; iş, sanat, medya dünyasından birçok ünlünün kasları Aytekin Yılmaz’a emanet. Eliyle dokunup sorunu anladığı için adı ‘MR Aytekin’… Mesleğinin inceliklerini konuştuğumuz Aytekin Yılmaz uyardı: Bacak kaslarına yüklenmek futbolcuları sakatlar; koşu bandında koşmak yaşlandırır!

 

 

BURHANCAN TERZİ - burhancanterzi@hotmail.com

AYTEKİN Yılmaz, 33 yaşında; mesleği masörlük. Ancak Yılmaz çok farklı; anlık rahatlamanızı değil, hayatınız boyunca çektiğiniz ağrılardan kurtulmanızı sağlıyor, sakatlıkları iyileştiriyor. 
‘MR Aytekin’ olarak tanınıyor. MR lakabı, eliyle ‘sakat’ bölgeye dokunarak sakatlığın derecesini, ne olduğunu anlamasından geliyor. Ona ‘sihirli el’ diyenlerin sayısı da az değil.
Önce Türk futbolunun göbeğine oturuyor; ardından ünü, iş, sanat ve medya dünyasına yayılıyor.
Peki, tüm bu sakatlıkları nasıl iyileştirebiliyor ‘MR Aytekin’? Kendisi bu durumu “Anatomiyi çok iyi bilmek, doğallıktan uzaklaşmamak gerekiyor” sözleriyle açıklıyor. Yılmaz, ‘derin doku masajı’ yöntemiyle bölgesel tedavi yapıyor. 
Teknolojik bir cihazın yardımına başvurmayan Aytekin Yılmaz, teknik direktörlerin büyük üzüntülerini, sevince çevirebiliyor. “3 ay oynayamaz” teşhisi konulan futbolcuyu ‘derin doku masajı’ yöntemiyle ve özel stretching hareketleriyle 3-4 haftada sahalara döndürebiliyor. Yılmaz sakatlıkları iyileştirmekle de kalmıyor, futbolcuların tempolarını korumalarını da sağlıyor. 
Fakat MR Aytekin’den randevu almak o kadar da kolay değil. Kim olursa olsun öncelikle karşısındaki insanın pozitif davranmasını istiyor. Telefonla konuşmaktan hoşlanmıyor, mesajlaşmayı tercih ediyor. Nice işadamlarını, nice ünlü futbolcuları isyan ettirmişliği var bu özelliğinden dolayı. 
Daha önce “Emre Belözoğlu İngiltere’de bulamadığı çareyi Sarıyer’in masöründe buldu” haberiyle basında yer alan Aytekin Yılmaz, kendisini, sırlarını, Türk futbolunun sorunlarını ve zinde kalmak için yapılması gerekenleri ilk kez AKŞAM Pazar’a anlattı. 

Eğitim durumunuz nedir? Mesleğinize ilginiz nasıl başladı?

Giresun’da doğdum; sağlık meslek okulu mezunuyum. Her insanın bir enerjisi vardır. Önemli olan kendini tanıdıktan, özelliklerini bildikten sonra bu enerjiyi doğru yerde kullanmaktır. Benim işim, his meselesi. Çok küçük yaşlardan beri insanlara faydalı olmayı isterdim, ilgim böyle başladı. Hastamla duygusal olarak da bağ kurarım. Hepimiz insanız öncelikle, birlikte sıkıntıları çözebileceğimize inanmalıyız. Daha sonra bilimsel çerçevede, doğallıktan uzaklaşmadan tedavimi uygularım.

HASAN ŞAŞ İLE TANINDI
Masörlüğe profesyonel anlamda ne zaman başladınız?


1998’de İstanbul’a geldim. O dönem Sarıyer Spor Kulübü’nün kaptanı Cenk Tekelioğlu’ydu; yanında kaldığım teyzem ile tanışıyorlardı. Benim sağlık meslek okulundan mezun olduğumu ve masörlüğe ilgim oluğunu söyledi Cenk Ağabey’e. O da sağ olsun bana Sarıyer kulübünün kapılarını açtı. Daha sonra sınavlara girip, gerekli belgeleri ve sertifikaları aldım. Kariyerim böyle başladı. 

Futbol dünyasında ün kazanmanız nasıl oldu?

Meslek hayatımın hemen başında Necati Yücel gibi üstatlarla çalışmam büyük avantajdı. Sarıyerli futbolcuların tüm problemlerini çözüyordum; onlar, diğer takımlardaki arkadaşlarına önerdiler. Bir gün Galatasaraylı Hasan Şaş tedaviye geldi, kapı kapıyı açtı ve aklınıza gelebilecek çoğu futbolcuyu tanıdım. Sadece üst düzey değil, amatör seviyedeki arkadaşlara da yardımcı oldum. Yani Türk futbolunun baştan aşağıya tüm kademelerinde yapılan yanlışlara tanığım.

YANLIŞ ANTRENMAN BİTİRİYOR
Yapılan başlıca yanlışlar neler?


Türkiye’de futbolcuların kariyerleri iki dönemden oluşuyor; 15-25 yaş arası ve 25-35 yaş arası. Genel olarak 25’e kadar üst seviyede oynar; 25’ten sonra temposunun giderek düştüğünü görürüz. Bunun nedeni kasların ve eklemlerin çabuk yıpranmasıdır. Yanlış antrenman programları futbolcularımızı ve Türk futbolunu çökertmektedir.

Yanlış antrenman programları nedir; biraz daha açar mısınız?

Hazırlık kamplarında yapılan aşırı egzersizler; alt grup fitness (bel-bacak), istasyon çalışmaları, 20 santimden yukarı sıçramalar, futbolcuların kas ve eklemlerine çok fazla yük bindiriyor. Bu çalışmalar maç esnasında futbolcuların tempolarının düşmesine neden oluyor. ‘Kişiye özgün’ egzersiz yapılmaması da sakatlıkları tetikleyen en büyük faktör...

‘ÖZEL’ ANTRENMAN YAPILMALI
Kişiye özgün çalışma mümkün mü?


Tabii ki. Zaten kişiye özgün çalışma yapılmadığı için futbolumuz bu durumda. Her sebzenin bir pişme süresi vardır. Bunları aynı anda bir tencerenin içine atamazsınız. Futbolcular da bu şekilde işte. Her futbolcuya aynı antrenman programını uygulayamazsınız. Uygulayınca da sakatlıklar artıyor.

Teknik direktörlere öneriniz nedir?

Gerek hazırlık kamplarında gerek sezon içinde oyunculara aşırı yüklenmesinler. Suni yüklemeler, ağırlık çalışmaları oyuncuya zarar veriyor. Derin kasılma yöntemleri kullanılmalı. Vücuda kendi ağırlığından fazla yük binmemeli. Daha çok topla çalışmalar yapılmasını öneriyorum.

Genç futbolcu arkadaşlara tavsiyeniz var mı?

Kesinlikle alt bölüm ağırlık çalışmalarına girmesinler. Adaleleri ve eklemleri mahvoluyor.

‘Kaliteli futbolcu’nun tanımı nasıl yaparsınız?

Ayak tekniğinin yanı sıra, hem ofansif hem de defansif yönü olan ve yere sağlam basan futbolcu ‘iyi futbolcu’dur. Yani bir futbolcunun hareket alanı geniş olmalıdır. Ülkemizde bu tip oyuncu yetişse bile 25’ten sonra temposu düşüyor. 
Takımlarımız da bu özellikleri tek bir futbolcuda bulamadığı için alternatifli kadrolar kurmak zorunda kalıyor ve bir yerine 5 transfer yapıyorlar.

ALEX, YÜZDE 50 TEMPOYLA OYNADI
Alex’in de temposu düşüktü, Türkiye’ye 25’inden sonra geldi


Evet; Alex, 10 yıl yüzde 50 tempoyla oynadı. Üst düzey tekniğini ve zekâsını kullandı. Dikkat edin çok fazla sakatlık da yaşamadı, çünkü yüzde 50 temponun üstüne çıkmıyordu. 
Zaten temposu yüksek olsa Türkiye’de değil; İngiltere’de, İspanya’da oynardı.
Fernandes için yorum yapsanız…
Herkes hayran Fernandes’e ancak; ben bu tempoya İngiltere’de, İspanya’da sürekli 11’de oynayacağını düşünmüyorum. Fernandes de Alex gibi yüzde 50 ile idare ediyor Türkiye’yi. Onların yüzde 50’si bizim futbolcuların 25’inden sonraki yüzde 100’üne denk geliyor.

KIVANÇ TATLITUĞ’U İYİLEŞTİRDİM
Futboldan uzaklaşalım biraz, Kıvanç Tatlıtuğ’a da tedavi yaptığınız biliniyor


Evet, Kıvanç’ın omzunda basketbol oynadığı dönemden kalan çok eski bir ödem vardı. Kronikleşen bu sakatlığı 2-3 seansta iyileştirdik. Kıvanç da çok pozitif bir insandı ve çalışmak keyifliydi.

KOŞU BANDI YAŞLANDIRIR!
Vücuda aşırı yük bindirmek çok zararlı dediniz. Vatandaşlar da fitness salonlarından çıkmaz oldu. Ne diyeceksiniz?

Spor yapmak gerçekten çok önemli bir şey; ancak bilinçsiz yapılması çok büyük hasarlarla sonuçlanıyor. Görüyorum, insanlar saatlerce koşu bandında… Koşu bandında yapılan egzersiz diz ve kalça açılarının kısalmasına, bu da erken yaşlanmanıza neden olur. Koşu bandında sadece yürüyün. Koşu sırasında tempo yükseliyor ve banda karşı direnç gösteriyorsunuz. Diğer organlara aşırı yük biniyor. Örneğin kalp! Bu çalışmalar kalp krizini tetikler.
Bizler de sürekli bilgisayar başında çalışan insanlarız. Birçoğumuz boyun ve bel ağrılarından şikâyetçi…
Sizin gibi arkadaşların 10 günde bir derin doku masajı yaptırması ve açma-germe hareketlerini düzenli uygulaması gerekiyor. 

MOURINHO’YU ÖRNEK ALSINLAR

YANLIŞ antrenman programlarından yakınan Aytekin Yılmaz, Portekizli teknik direktör Jose Mourinho’dan övgüyle söz ediyor: “Mourinho, Real Madrid’de fitness salonunun kapısını kapatmıştır. Cristiano Ronaldo’ya da alt grup fitness çalışmalarını yasaklamıştır. Ronaldo’nun son iki yıldır daha çok koştuğunu, defansif anlamda arkadaşlarına yardıma dahi geldiği görülmektedir.
Futbol takımlarında, sağlık heyetiyle, teknik heyetin futbolcu hakkında karşılıklı konuşması gerekir. Bu bağlamda yapılan çalışmalar futbolcuyu üst seviyede tutar.”

 Aksam.com.tr

Bu sayfa şuana kadar 14571 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook