Denizli: Futbol yıldızlarını yokluklardan yaratır

futbolbook

 

Murat Ilgaz

FIFA.com Mustafa Denizli ile kapsamlı bir röportaj yaptı.

© Getty Images

Türkiye’nin en önemli teknik adamlarından olan Mustafa Denizli’yle FIFA.com olarak güzel bir sohbet gerçekleştirdik. FIFA U-20 Dünya Kupası Türkiye 2013 ile ilgili fikirlerini samimi bir şekilde aktaran Denizli, Dünya Kupası’nın genç oyuncular için bir vitrin olduğundan söz etti. Teknik adamların genç oyunculara yaklaşımından futbolun felsefesine kadar birçok konuya değindik. Bu röportajın gerçekleşmesi için bizi evinde ağırlayan Mustafa Denizli’ye teşekkürlerimizi iletiriz.

Mustafa Denizli 1949 İzmir doğumludur. Futbolculuk kariyerinin neredeyse tamamını İzmir’in Altay Futbol Kulübü’nde geçirmiştir. Türkiye’nin o dönem önemli futbol kulüplerinden olan Altay’ın 18 sene formasını terletip “Büyük Mustafa” lakabını alarak efsane olmuştur. Teknik adamlık kariyeri ise en az futbolculuk dönemi kadar etkileyicidir. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı şampiyon yapan tek teknik adam unvanı halen kendi elindedir. Bunun dışında İran ve Almanya gibi ülkelerde çalışarak farklı futbol kültürlerini deneyimleme fırsatı bulmuştur. Türkiye Milli Takımı’nı ilk olarak 1987-1988 senesinde çalıştırmıştır. İkinci dönemi daha uzun soluklu olup 1996-2000 yılları arasında gerçekleşmiştir. Türkiye’nin başında EURO 2000 Avrupa Şampiyonası’na katılmıştır. Son olarak geçtiğimiz sene Çaykur Rizespor’u çalıştıran deneyimli teknik adam, takımını 2. Lig’den Süper Lig’e taşımayı başarmıştır.

FIFA.com: FIFA U-20 Dünya Kupası Türkiye 2013′ün artık sonuna geldik. Turnuvayla ilgili gözlemleriniz neler?

Mustafa Denizli: Turnuva ilk başlarken Arjantin ve Brezilya’nın burada yer almayacak olması bazı soru işaretleri yarattı futbolseverlerin kafasında. Ancak şüphesiz ki seyir zevki yüksek maçlar izledik. Dünya sahnesinde buraya gelemeyenlere göre nispeten daha az ön planda olan ekipler geldi. Buna rağmen futbol kalitesi açısından doyurucu maçlara şahit olduk.

Finalde Güney Amerika’dan Uruguay ve Avrupa’dan Fransa karşı karşıya gelecek. Sizce kupaya hangi taraf daha yakın?

Fransa’nın kupaya daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Diğerlerine göre daha organize görünüyorlar. Bireysel olarak da rakiplerinden üstün bir görüntü sergilediler.

Türkiye ilk kez böylesine yüksek seviyeli bir futbol organizasyonu düzenliyor. Bu turnuvanın ülkenizin organizasyon düzenleme kabiliyetine ne gibi faydaları olacaktır?

Bu yılki turnuva bize ilerisi için belli fikirler verdi. Ben, 1967 Avrupa Genç Milli Takımlar Şampiyonası Türkiye’de yapıldığında o kadronun bir üyesiydim. O turnuva olağan üstü bir yankı uyandırmıştı ülkede. Bugün düzenlenen ise o turnuvanın çok üstünde bir organizasyon. Dünya yıldızlarının ön plana çıktığı bir sahne burası. Gerekli tecrübeler elde edilmiştir muhakkak.

Farklı kıtalardan farklı futbol kültürlerini izleme fırsatı bulduk. Türkiye futbolu bu tecrübeden neler çıkarmalıdır?

Esasında bu konuyu öyle değerlendirmemek gerekir. Farklı kıtaların farklı futbol kültürlerini dünya takip ediyor zaten. İstediğiniz an Japonya futbolunun nasıl olduğuna ulaşabiliyorsunuz. Artık mesafeler o kadar uzak değil. Televizyondan izlediklerimiz bugünlerde ülkemizde oynuyor sadece.

U-20 Türkiye Takımı son 16 turunda finale kadar giden Fransa’ya elendi. Türkiyeli gençleri nasıl buldunuz?

Tek tek değerlendirdiğiniz zaman, bütününden daha değerli bir görüntüsü var. Bir takım haline getirildiklerinde o değeri elde edemediler. Esasında bu, Türkiye’nin alt yaş takımlarında pek görülen bir durum değildir. Geride bıraktığımız senelerde belli başarıları elde eden bir ülkeydik. Parçaları değerli kılan bir bütünün içindeki verimliliğidir. Sanırım biz bunu başaramadık bu turnuvada. Tabii gruplardan çıkınca belki de şampiyon olacak bir Fransa’yla eşleşmek de bir şanssızlıktı.

Genç yaşlarında Dünya Kupası görmüş olmak bu futbolculara kariyerleri süresince neler kazandıracaktır?

Futbolda daha iyisi hep vardır. Burada oynayan çocuklar kendilerine bir üstünü hedef seçip Dünya Kupası’nı düşünmeliler. Bu turnuva, bilinmeyen veya az bilinen futbolcular için yurt dışına çıkış kapısıdır. Futbolun gerçek vitrinidir. Şimdi bir Iraklı futbolcu olduğunuzu düşünün ve kendi ülkenizde futbol oynamanın zorluklarını aklınıza getirin. Bu turnuvadaki heyecanınızın herkesten bir kat daha farklı olduğunu anlayacaksınız.

Biliyoruz ki siz İran’da çalışma fırsatı buldunuz. Irak da o futbol kültürüne çok uzak olmayan bir ülke. Iraklı gençlerin Türkiye’deki performansı sizi şaşırttı mı?

Hayır şaşırtmadı. İran’da çalıştığım dönemde hem benim takımımda hem de diğer takımlarda birçok Iraklı futbolcu vardı. Sadece 20 yaş altı takımı olarak bu başarı gelmedi. Asya Şampiyonu olmuş bir ülkeden söz ediyor. Önümüzdeki dönemlerde çalıştıracağım takımlarda görmek istediğim oyuncular, en fazla Irak Takımı’ndan olacak. Bireysel olarak en yetenekli oyunculara sahip takımdı. Ayrıca Iraklı gençler, dünyaya eski ve unuttuğu bir mesajı tekrar hatırlattı: “Futbol yıldızlarını yokluklardan yaratır.”. Bence verdikleri en büyük mesaj buydu.

Siz önemli bir futbol adamı olarak bu sporun sadece matematiğine değil felsefesine de katkıda bulunuyorsunuz. Sizin futbol felsefeniz nedir? Futbol sizin için neyi ifade ediyor?

Futbolun içine bütün ifadeleri koyabilirsin; isteği, sevgiyi, hırsı, arzuyu, kazanmayı, temaşa zevkini, paylaşımı. Futbol seni içine katıyor. Senin de, benim de futbolla ilgili fikirlerimiz var. Tiyatro için aynı şeyi söyleyemezsin. Ya da siyasetle ilgili herkesin fikri olmayabilir. Ancak futbolla ilgili her ülkede, her yaş grubundaki insanın söyleyeceği bir şey vardır. Kızım 4 yaşındayken sorardı: “Baba bu oyuncuyu niye oynatmıyorsun?” diye. Şunu da eklemeliyim, 24 saatini futbolla geçiren bir insan; boş bir insandır. Ben bütün mesleklerden futbola bir şeyler kazandırılabileceğini düşünüyorum. Futbol ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsurdur.

İspanya, Uruguay, Fransa, Portekiz, Kore Cumhuriyeti gibi takımların A milli takımlarıyla benzer futbolu oynadıklarını gördük. Bir ülke için futbol kimliği yaratmanın yolları nelerdir?

Bu benim katıldığım bir konu değil. Bu söylem biraz “kolaycılık” gibi geliyor. Futbol bir değişim oyunudur. Bu kadrolarda yer alan oyuncuları, normal olarak A milli takımda yer alacaklarını düşüneceksin. Bu futbolculara 4 sene sonra da aynı oyunu oynayın diyemezsiniz. Futbol da futbolcu profili de her geçen gün değişiyor. Teknik adam da futbolcu da değişime açık olmalı. Bunun son örneği FC Barcelona. Son iki senedir, takımlar artık onların oyun sistemini çözdü. Sistem seni başarıya ulaştırdı fakat artık analiz edilmiş, önlemleri belirlenmiş bir takımsın. Bahsettiğim değişimi düşünmezse kulüp ve teknik adamları, gerçekleştirdikleri başarıya bir daha ulaşamazlar.

U-20 Dünya Kupası 2013′te pek çok karakteristik teknik adama rastladık. Sizce henüz 20 yaşında olan bir futbolcu grubuna nasıl yaklaşılmalı?

Dünyada her şeyi satın alabilirsin ama bir tek şeyi alamazsın; Tecrübe. Orson Welles’in bir şarkısı vardır; “I know what it is to be young (Ben genç olmanın ne olduğunu biliyorum), But you dont know what it is to be old (Fakat sen yaşlılığın ne olduğunu bilmezsin)”. İşte tecrübe tam da budur. 20 yaşındaki gençlerin normal olarak eksiği de tecrübe. Teknik adamlar da burada devreye giriyor. Konuşma tarzına, yaklaşımına özen göstermelisin. Bu çocukların bir köprüden geçeceğini düşünün. Karşıya geçerlerse yeşil bir bahçe’yi, düşerlerse alevleri görecekler. Teknik adamlar da bu köprüde onlara rehberlik edenlerdir. Diğer yandan futbol bir zeka oyunudur. Öyle genç futbolcular çıkıyor ki bazen, olağanüstü tecrübelere sahipler. Yaşanmışlıklar sana tekrar tekrar ders verebiliyor. Fakat futbolda üstün zeka, bütün bunların hepsini kırabiliyor. 7 yıllık bir futbolcuyla 17 yıllık bir futbolcunun zeka seviyesi tecrübe bakımından ters orantı verebilir.

Son olarak; Final maçı öncesi futbolseverlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Futbol sadece kazanmaktan ibaret değildir. Dünyada bu kültürü yaşayabilen iki ülke var. İngiltere ve Almanya. Şehirlerinin takımı hangi kupada olurlarsa olsun mutlaka desteklemeye giderler. Biz de, 40 yılda bir ülkemizde olan bir turnuvanın her anının keyfini çıkarmalıyız.

Kaynak: FIFA

Bu sayfa şuana kadar 14201 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook