Dortlmund'un Yol Hikayesi

futbolbook

 

Alman futbolunda her daim bir tek Bayern Münih vardır birde diğer takımlar . Çünkü köklü takım Bayern o kadar güçlü konumdadır ki Almanya’da başka takımların güçlenmesine hiç bir zaman izin vermez. Ondan dır ki, 50 yıllık tarihinde 23 Bundesliga şampiyonluğu ve 15 Almanya Kupası sığdırarak buranın en büyüğü benim diyor. Fakat öyle bir takım çıka geliyorki bu büyüklükteki takımlara adeta köksöktürüyor, yanlış anlaşılma olmasın bu takımda öyle küçük zayıf bir takımdeğil, Almanya’nın en çok tarfatarına, en büyük kombine satışına her maça 80.bin taraftarının önünde malara çıkan sahip bir takımdan bahsediyorum, yani Borussia Dortmund’an.

Peki nedir, Dortmund’u böyle ilginç kılan. Öncelikle bu takım bir şehir takımı yani tüm şehir halkının sahip çıktığı bir takım şuanki başarısının altında asıl yatan sırda bu zaten. Gelelim bu takımın 15 yıllık serüvenine. 1997′de sarı bir yol çizgisi yakaladı Dortmundlular ve bu yolun sonunda Almanya’da Bayern Münih Olimpiyat stadında Şampiyonlar Lig’i kupasını havaya kaldırarak en büyük başarılarına imza attılar. Fakat ne olduysa bu günlerden sonra oldu zafer sarhoşu Alman takımı, deyim yerindeyse adeta “Har vurup harman savurdu”. Şampiyonluk yanlış transfer taktikleri ile savrulan Sarı Siyahlıların üzerine bir de başarısız sonuçlar eklenince maddi açıdan birden eksiye düşmelerine ve her geçen yıl dah da zayıflamaya borç batağına düşeye başladılar. Sonraki, yıllarda borsaya da açılan kulüp başarısız sonuçlar neticesinde iyice bir çöküş yaşadı ve 180 milyon Euro borçla iflas noktasına kadar geldi. Kurtulmak için o meşhur satadını da satmak zorunda kalan beceriksiz yönetim sonunda istifa eder ve görevi, doğru kararlar kulübü Siyah günlerden tekrar saratacak aydınlatacak başkan Reinhard Rauball’e teslim ederler. Rauball ise yaptığı ilk iş olarak futbol takımını  Hans Joachim Watzke’ye emanet etmek olur. Watzke adeta olağın üstü hal ilan eder ve ilk icraatı takımı küçültmekte bulur. Pahalı ve yüksek meblağlı futbolculardan kurtulur ve alt yapıdan maliyeti düşük yeni futbolculara yönelir. burada değinilmesi gereken asıl önemli nokta ise bu aşamada Dortmund halkının takımınıa sonuna kadar sahip çıkmasıdır. Yani kaybedilen stadlarını geri alma pahasına şehirde olağın üstü hal ilan edilir. Her ticari ve kurumsal alanlardan kulübe destek içine paralar toplanır. Önce Stadın yarısından bir fazlası geri alınır sonrada tamamı tekrar kulübe kazandırılır. Fakat sportif başarı için Watzke ve sportif direktörü Michael Zorc yetmez. Bir deneyime ihtiyaç vardı ki,  tam bu nokta da Spor akademisi  mezunu ve Mainz ile 2.Lig’de şampiyonluk yaşayarak Bundesliga’ya yükselen Jürgen Klopp’a çevrilir tüm gözler. O dönemler Bayern Münih’inde listesinde bulunan Klopp, Bavyera ekibinin henüz tecrübesine fazla güvenmediklerinden dolayı geri çekilmesini fırsat bilen Sarı Siyahlılar , Klopp ile anlaşırlar ve yönetim bazındaki iyiye gitmeyi yeşil zemine de taşımış olurlar.

Borussia Dortmund

Klopp, Mainz ile ileride büyük işler yapabileciğini göstemişti zaten aynı zamanda bir dönem televizyon yorumculuğda yapmasıyla alman futbol severlerce de çok sevilen biri olarak medyada sezilen biriydi. Futbolcu yetiştirmede ve takıma monte etmede ki başarısı dortmund’a takım olgusu kazandırdı ve son iki yılda 3 büyük kupa (2 Bundesliga Şampiyonluğu birde Almanya kupası) ile kulübüne büyük zaferler yaşattı. Böylece Sarı Siyahlılar 7 senede iflastan zirveye çıkmış oldu. Bu süreçte her yıl bir yetenek dünya futboluna kazandıran 45 yaşındaki teknik adam, önce gencecik Nuri Şahin’i, sonradan Japonya’dan yetiştirme ücretiyle getirttiği Shinji Kagawa’yı, şimdilerde ise İlkay Gündoğan, Mario Götze, Mats Hummels ve Robert Lewandowski’yi dünya futboluna sunuyor.

İlginç olan şu ki bu futbolcular her yıl takımın en önemli oyuncuarı olurken ertsi yıl kulüpten iyi bir fiyata satılmaları oldu. Ama Dortmund gücünden hiç bir gramm dahi eksiltmedi. Örneğin, genç Nuri Şahin takımdan ayrılırken takımın lider oyuncusuydu, ama ertesi yıl Kagawa ile yıldızlaşana Dortmund rekorlarla tekrar şampiyon oldu. Kagawa’yı Manchester Unite’de gönderen Klopp yerine İlkay ve  Götze’yi kazandırarak bu yıl da Devler Ligi finali gördü. Yeni yılda da GÖtze’si olmayacak olan Dortmund bakalımhangi futbolcuyu ön plana çıkartacak.

Dortmund’un bu 15 yıl içerisinde yaşadıkları dünya futbolu adına tam bir ibretlik olay. Önce zirvede büyük bir başarı sonrasında hızlı bir düşüş ve kara bir tablo. sonraki sarı yola tekrar geçişte, sağlam ve doğru adımlar nassıl atılıra örnek güzergahlar geçişler ve sonunda tekrar zirveye varış. Futbol ve kulüpler tarihinde mutlaka okutulması örnek gösterilmesi gereken bir süreç bence. Bir başarı hikayesi olarak her daim dğer kuüplere ve yöneticilerine anlatılmalı okutulmalı gereken bir yol hikayesi .

maksat spor olsun zekai altun

Bu sayfa şuana kadar 13071 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook