İdealist - Louis van Gaal

futbolbook

1321526335_Louis van Gaal_Novum_Petra Hauwert

”Farklı” bir sima olması ile bilinir futbol dünyasında ama bir şeyi netlikle söyleyebiliriz ki o da Dünya futbolunun mevcut haliyle en etkileyici teknik direktörlerden biri olduğu. 8 Ağustos 1951 tarihinde Amsterdam’da dünyaya gelen Louis van Gaal, dini bütün, Katolik bir ailenin evladıydı. Futbolculuk yaşantısına Ajax altyapısında başlayan van Gaal, Amsterdam ekibinde A Takım’a yükselse de resmi maç oynamadan takımdan ayrıldı. Parlak bir futbolculuk kariyeri yoktu. Ajax ertesinde Belçika’nın Antwerp takımında forma giyen van Gaal, Hollanda’da ise Telstar, Sparta Rotterdam ve AZ Alkmaar’da görev aldıktan sonra futbolu bırakacaktı. 333 maç, 36 gol.

Teknik adamlığa giden yolda futbolculuğun yanı sıra aynı esnada beden eğitimi öğretmenliği de yapıyordu van Gaal. Dini değerlerden bahsetmiştik. 1973 yılında evlendiği eşi (ve iki kızı Brenda ile Renate’nin annesi) Fernanda’yı 1994 yılında kaybeden van Gaal, acı kaybından sonra yaşananı biyografisinde şöyle anlatıyor.

O andan itibaren inancımı yitirmiştim. Hissiyatım bana artık bu felakete(vefat) yol açtığı için Tanrı ile ilgimin kalmaması gerektiğini söylüyordu. Eğer bir tanrı varsa önce insanlara saygı duyması gerekir!

9 kardeşin en küçüğü olan Louis’in anlattığına göre 6 yaşında kaybettiği babası ile pek irtibatı olmamış. Eşi Fernanda’yı kaybettikten sonra kızlarını karşısına alıp konuşur ve işi bırakıp bırakmaması gerektiğini sorar. Kızları işine, teknik adamlığa devam etmesi gerektiğini söyler. Çünkü anneleri Fernanda da bunu isterdi…

Teknik Adamlık

Ajax

Teknik adamlık başlığını ikiye ayırmak gerekir aslında. Hem kariyeri hem de iz bırakan tarzı. Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir süre AZ Alkmaar’da yardımcı antrenör olarak çalışan Louis van Gaal, ardından Ajax’ta dönemin teknik direktörü (eski İstanbulspor teknik direktörü) Leo Beenhakker’in yardımcısı olur. Kulüpte daha sonra farklı görevler de üstlenen van Gaal, 91′de Beenhakker’in ayrılması sonucu teknik adamlık görevini devralır. Disiplinli, A takım ve altyapı dengesine önem veren ve hücum anlayışını oturtan felsefesiyle fark yaratacaktı. 3 kez Hollanda Şampiyonluğu, 1 kez UEFA Kupası kazandıracak teknik adamın yapacakları bunlarla sınırlı değildi.

milan ajax 95

24 Mayıs 1995, yer Viyana. Şampiyonlar Ligi finali. Ajax teknik direktörü Louis van Gaal rakibin defansif niteliklerine göre yerden daha çabuk, 7′si altyapısından çıkmış bir 11 sahaya sürer. Uzun süre maç 0-0′a kilitlenirken Louis van Gaal kenarda milli oyuncu van Vossen’e sahip olmasına rağmen tercihini farklı yönde kullanır. Henüz bıyıkları yeni terlemiş, gencecik bir adamı oyuna alır. Yaş 18. O çocuk maçın bitimine 5 dakika kala Baresi-Costacurta ikilisi yokmuş gibi davranır ve maçı, yani kupayı Ajax’a getirir. Peki ”O” kimdi?

 

 

Patrick Kluivert. O yılın sonunda Kulüpler Dünya Kupası’nı Gremio’yu yenerek alan Ajax, 96′da da Şampiyonlar Ligi finali oynayacaktı. Daha değişik bir kadroyla, van der Sar-Bogarde-Frank de Boer-Blind-Silooy-Davids-Ronald de Boer-Litmanen-Musampa-Kanu-Finidi ilk 11′i ile final gören Ajax, bu kez penaltılarla Juventus’a kaybedecekti. Van Gaal 1997′de Ajax’tan ayrılır ve ayrılırken de kraliyet ailesi tarafından liyakat nişanına layık görülür.

İki Barcelona Dönemi

Kurduğu ufak çaplı Hollanda krallığı ile Barcelona’da nice başarılar elde eden Louis van Gaal, ilk döneminde bir yerde güç savaşının kurbanı oldu. 1997′de göreve gelen Hollandalı teknik adam, yardımcısı Jose Mourinho ile birlikte nice başarı elde etti. İlk döneminde 1 UEFA Süper Kupa, 2 İspanya La Liga, 1 de İspanya Kral Kupası şampiyonluğu elde eden van Gaal, dönem içinde birçok Hollandalı futbolcu transfer etti. Örnekler de Boer kardeşler, Bogarde, Cocu ve Kluivert. Başarılarla dolu iki sezonunun ardından yönetim ve Joan Laporta önderliğindeki muhalefetin arasındaki gerginlik onu da etkiledi. Üçüncü sezonunda Makaay ve Tristan önderliğindeki Deportivo’ya ligde geçilen van Gaal’in Barcelonası, kupa kazanamadı. 22 yıldır başkan olan Josep Lluis Nunez görevden ayrılınca van Gaal de Barcelona teknik direktörlüğünden istifa etti.

vangaal

Hollanda Milli Takımı ile geçirdiği korkunç dönemin sonrasında o günün Barcelona başkanı Joan Gaspart tarafından yeniden takıma getirildi van Gaal, Mayıs 2002′de. 3 yıllık sözleşme imzalayan ve fesih bedeli olarak 7 milyon Euro’luk bir maddeyi sözleşmeye ekleten van Gaal, Şampiyonlar Ligi’nde son derece başarılı olsa da ligde oldukça kötü bir performans sergiledi. Nihat Kahveci’nin Real Sociedad’ına göre 20 puan farkla geride olan Barcelona, Ocak 2003′te gereken bedeli ödeyerek Louis van Gaal’ı kovar.

N’aptın McAteer?

2000 Avrupa Şampiyonası sonrası Hollanda Milli Takımı’nın başına gelen van Gaal, 2002 Dünya Kupası elemelerinde İrlanda ve Portekizli bir gruba düşen Hollanda’yı turnuvaya taşımakla yükümlüydü. Gruba iç sahada gelen İrlanda beraberliği ve Portekiz yenilgisi ile kötü başlayan Hollanda, Estonya-Kıbrıs-Andorra üçlüsüne karşı hata yapmayarak grupta iddialı bir konuma geldi. Hatta son dönemece girilirken Portekiz veya İrlanda deplasmanında alınacak bir galibiyet(diğer ”kolay” maçların kazanılmasıyla) takımı turnuvaya götürecekti. Porto’da oynanan Portekiz maçı felaketin başlangıcı idi. Son dakikalara 2-0 önde giren Hollanda turnuvaya yaklaşıyordu, ancak 84′te Pauleta, 90′da ise Figo’nun golleriyle Portekiz maçtan gerekli 1 puanı kapmayı bilecekti. Eylül 2001 ise facianın son perdesi idi. İrlanda deplasmanında Hollanda, etkisiz kaldı ve kazanması gereken maçı Jason McAteer’in golü ile 1-0 kaybederek elemelerde saf dışı kaldı. Van Gaal bu süreci ”antrenörlük kariyerinin en büyük hayal kırıklığı” olarak nitelendirir.

2031BTM

Olgunluk dönemi

Artık hayal kırıklıkları van Gaal’i geliştirmişti. Hollanda Profesyonel Teknik Adamlar Derneği’nin kurucularından olmasına rağmen Marco van Basten’i sert eleştirmesi sonucu kuruldan aldığı ceza nedeniyle ayrılma kararı aldı. 2005-2006 sezonunda AZ Alkmaar’da göreve gelen van Gaal, ilk sezonunda ikinci olduktan sonra son haftasına lider girdiği ertesi sezonda son maçı düşme hattındaki Excelsior’a kaybedince şampiyonluktan oldu. 2007-2008 sezonu felaket geçti ancak van Gaal yine de görevinde kaldı ve bir sonraki sezon tarih yazarak AZ Alkmaar’ı Hollanda Şampiyonu yaparak takımdan ayrıldı. Yolu ise Münih’e düştü.

2009-2010 sezonunda Bayern Münih, Bordeaux ve Juventus ile aynı gruba düştü. Grubu sürpriz bir şekilde domine eden Laurent Blanc’ın Bordeaux’una içeride ve dışarda kaybeden Bayern, grubun son maçında Torino’da Juventus’u 4-1 yenerek bir üst tura çıktı. Sırasıyla Fiorentina, Manchester United ve Lyon’u safdışı bırakarak finale çıkan Bayern Münih, van Gaal’in eski sağ kolu Jose Mourinho’nun Inter’ine boyun eğecekti. Almanya’da ise çifte kupa zaferi elde ederek sezonu iyi kapatsa da ertesi sezon kötü neticeler sonucu kovuldu.

Franz Beckenbauer : O tam bir taktisyen. Gerçek bir futbol eğitmeni.

Anlayış

Futbola bakış açısı olarak tamamen tipik bir Hollandalı teknik adam Louis van Gaal. Amacı çok net. Ofansif anlamda kenarları çok iyi kullanıp hücum etmek, bekleri ileri çıkarmak, bol pas ve hıza dayalı tempolu bir hücum futbolu. Topa sahipken savunma tam orta saha çizgisine kadar çıkıp hem baskıya yardımcı oluyor hem de karşı ataklarda ofsayt tuzağına çıkıyor. Van Gaal aslında bir futbol öğretmenidir. Futbol uzmanlığı bir doktora alanı olsa sanat eserleriyle mezun olurdu. Van Gaal öğretendir, futbolcularından tüm koşu yollarını dahi kafalarına kazımalarını ister. İdealist bir teknik adam ve belki de bu yüzden milli takımlarda bekleneni veremedi ki kendisi de bundan hep şikayetçidir. Milli takımlarda futbolcularla sadece birkaç gün çalışabilirsin ve kafandaki şablonu net olarak aksettiremezsin, oyuncuları uygun kıvama getiremezsin. Van Gaal futbolcularını kendi tarzına ve kafasındaki düzene uygun şekilde yontmak ister, ve yontulmayacak futbolcuların yerine de altyapıdan ya da adı sanı duyulmamış x bir yerden y bir futbolcuyu getirmekten korkmaz. Bayern Münih’e geldiği andan itibaren altyapıdan Holger Badstuber, David Alaba ve Thomas Müller’i çıkarıp kendi düzenine oturtması bunun bir örneği. Bir diğer örnek te van Gaal dönemine dek hücuma yönelik rollerde görev alan Bastian Schweinsteiger’in Hollandalı teknik adam ile birlikte Avrupa’nın en iyi çift yönlü orta saha oyuncularından biri olması. Bayern Münih’e geldiğinde ilk başlarda hayal kırıklığına uğratması, ancak sonrasında takımı düzlüğe çıkarıp 2 kupa bir de final yapması şaşırtıcı olmasa gerek. Aşağıdaki takımlar onun takımları, AZ Alkmaar ve Bayern Münih. Koşu yolları ve dizilişlerdeki benzerlikler dikkat çekici.

AZ Alkmaar 08-09Bayern 09-10

Hollanda 13-14

Kavgalar 

Van Gaal iyi bir teknik adam olduğu kadar kibri sayesinde anlaşılması zor bir kişilik. Ajax A Takımında oynadığı kısa sürede takım arkadaşı olan Johan Cruijff ile olan ve hala süren kavgası ile başlayalım. Rivayete göre Cruijff’un yıldız olduğu dönemde onunla aynı takımda ve aynı bölgede oynayan van Gaal kendisinin ondan iyi olduğunu düşünür ve hep dile getirir. Ancak bu hiç bir zaman sahaya yansımaz ve sonuçta van Gaal fazla uzun sürmeden Ajax’tan ayrılır. Futbolu bıraktıktan sonra ikili bu kez 1989 yılında karşılaşır. Cruijff dönemin Barcelona teknik direktörüdür ve van Gaal’ı stajyer olarak İspanya’ya davet eder. İkili Cruijff ailesinin evinde Noel’i kutlarken van Gaal, ablasının vefat ettiğine dair acı bir haber alır ve apar topar Hollanda’ya döner. Van Gaal daha sonra ”ona teşekkür etmeden döndüğüm için başladı kavgamız” dese de Cruijff’un cevabı net oldu : ”şayet van Gaal böyle düşünüyorsa sanırım kendisi Alzheimer hastası, böyle bir şeye kızıyor olsam insan olarak doğru biri değilim demektir”

media_xl_1015329

Van Gaal’ın Ajax teknik direktörü olduğu ilk sezonda işler yolunda gitmiyordu ve taraftarlar Johan Cruijff’u geri istiyordu. Bu van Gaal’ın canını acıtan bir anı olarak hatıralarda kaldı. Van Gaal sonrasında başarılı oldu ancak hep Cruijff’un eleştirilerine maruz kaldı ve bu Barcelona sürecinde de devam etti. Başkan Nunez ile anlaşamayıp Barcelona’dan ayrılan Cruijff’un yerine Nunez’i ”ikinci babası” olarak görecek olan van Gaal geldi. Nunez muhalifi Laporta’nın da en büyük silahı kim olur dersiniz? Tabii ki Johan Crujff. Bugüne dek gelinen süreçte hep aynısı oldu. Van Gaal arka planda, Cruijff ön planda kaldı. Van Gaal altyapıda ”takım” kavramını önemsiyordu, Cruijff ise ”birey”. Çatışmalar iş odaklıydı ancak van Gaal’ın ”en iyi” olma arzusu sayesinde kişiler de çatıştı. Ajax yönetim kurulunda danışman olduğu esnada van Gaal’in kendisinden habersiz olarak sportif direktör yapılmasına çok sinirlenen Cruijff, kurula dava açar ve kazanır. Van Gaal’ın sözleşmesi iptal olur, Cruijff kendi yöntemi ve isimleriyle kulüpte yeniden söz sahibi olur. Ajax yine Cruijff ve van Gaal diye ikiye ayrılmıştır, ve yine Cruijff kazanmıştır. Yıl 2012′ydi, ve 2 yıl sonrasında Ajax Hollanda’nın tek egemen gücü olarak tabelalardaki yerini alıyordu.

Gazeteci Johan Derksen : Analist van Gaal için tüm övgülerim hafif kalır. Ancak kişisel olarak megaloman tavırlardan bıkmayan, anlaşılamaz biri.

Van Gaal’ın tek çakıştığı insan Johan Cruijff değildi. Ronald Koeman da benmerkezci van Gaal’dan nasibini alacaktı. 1999/2000 sezonunda van Gaal’in Barcelona’da yardımcılığını yapan Koeman, aslında Barcelona başkanı Nunez tarafından hiç istenmez. Nunez’e göre Koeman son derece bencil biridir. Ancak van Gaal’ın ısrarları ile Koeman yardımcılığa getirilir. Vitesse teknik direktörlük görevi için Koeman’ı isteyince de van Gaal, yardımcısının bonservis bedeli olmadan Vitesse’ye gitmesi için aracı olur. 2 yıl sonra ikili Ajax’ta karşılaşır ve bu kez işler o kadar sütliman gitmez. Ronald Koeman’ın teknik direktör olarak fazla hoşgörülü olduğuna inanan van Gaal işlere sürekli müdahil olmak ister. Koeman ise bundan rahatsızdır ve van Gaal’ın izin günlerinde kendisini hep yönetime şikayet eder. Derken takımın yıldızlarından Ibrahimovic ve van der Vaart’ın arasına karakedi girer(yeni bir rivayete göre van der Vaart’ın o dönem sevgilisi, daha sonra -şimdi ayrıldığı- eşi olan Sylvie yüzünden araları bozulmuş). Van Gaal’ın demesine göre ”Koeman’ın otoritesini korumak için” Zlatan Ibrahimovic Juventus’a satılır. Koeman bundan son derece rahatsız olur ve medyada da şikayetlerini dile getirmeye başlar. İki zıt kutbun hayat arkadaşları aynı zamanda birbirinin en yakın dostu iken Koeman ve van Gaal’ın arası bir daha düzelmemek üzere bozulur. Koeman’ın istediği transferler de gelmeyince yönetime teknik direktör tarafından şu öneri sunulur : ”Ya o, ya ben”.

Rafael-van-der-Vaart-en-Zlatan-Ibrahimovic

Van Gaal gitti. Psikolojik olarak bir savaş kazandığını sansa da yine kaybetti. 6 ay sonra Koeman da gidecekti ve Ajax kaldığı yerden devam edecekti…

Velhasılkelam

Van Gaal ne kadar büyük bir teknik direktör olduğunu otoriterliği ve narsistliği ile gösteriyor aslında. Medya ile ilişkileri yüzünden hep eleştirilir, hatta Barcelona’daki ilk döneminin sonunun bundan kaynaklı olduğu iddia edilir. Hatta 1996 yılında Hollanda’da bir maçın ardından sorulan bir soruya cevaben soruyu yönelten basın mensubuna ”Sen mi çok salaksın yoksa ben mi çok akıllıyım” demişliği vardır. Manchester United ile anlaşacağı iddia ediliyor, aradığı fırsat da tam olarak buydu. Hollanda Milli Takımından ayrılınca önünde iki seçenek olduğunu söylemişti. Ya emekliye ayrılıp 2008 yılında evlendiği eşi Truus ile Portekiz’deki yazlığında yaşayacaktı, ya da İngiltere Premier Ligi’nde iddialı olan bir ekipte çalışacaktı. Manchester United ile anlaşma ihtimali bu yüzden çok gerçekçi ve yüksek. Manchester United ile anlaşırsa yapacağı ilk transferlerden biri idealist tarzına uygun bir orta saha oyuncusu almak olur sanırım. Bu da Milli Takım kaptanlığını verdiği, belki de ailesinden çok güvendiği Kevin Strootman olabilir, olmalı.

Yazıyı birkaç van Gaal sözü ile kapatalım.

(Ajax ile anlaştığında) ”Tebrik ederim, dünyanın en iyi teknik direktörü ile anlaştınız.”
”Bir hata yaparsam gecelerce uyuyamam. Ancak bu benim başıma neredeyse hiç gelmiyor.”
”Çok iyi oyunculara ve -kibirli olduğum için özür dilerim- çok iyi bir teknik direktöre sahibiz.”
”Kalite, tesadüfü inkar etmektir.”
”Bana kibirli demeyin ama ben Avrupa Şampiyonu biriyim ve bence ben özel bir kişiyim.”

 

yarisaha.com - Oğuzhan Oğuz

futbolbook

Bu sayfa şuana kadar 12546 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook