Real Madrid – Atl. Madrid maçın Analizi

futbolbook

cl14anagörsel

Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid, 1-0 geriye düştüğü maçı normal sürenin uzatmalarında bulduğu golle uzatmaya taşıyıp, uzatmada attığı 3 golle 4-1 kazanarak Avrupa’nın en büyük kupasının sahibi oldu.

NORMAL SÜRE

Maç aslında öngörülen şekilde, oldukça ortada başladı. Özellikle ilk 30 dakikada Real Madrid’in top yapmasına hiç olanak tanımayan bir Atlético Madrid izledik. Klasik anlayışıyla top orta sahaya geçtiğinde prese başlayarak rakibini merkezde sıkıştıran Atléti, kazanılan topları hızlı bir şekilde 3. bölgeye aktararak pozisyon üretmeyi denediyse de, Diego Costa’nın sadece 8 dakika oyunda kalabilmesinin zararını bu noktada gördü ve direkt çıkılan ataklarda açık alanda pozisyon üretmekte zorlanmadı.

cl14godin

Buna rağmen maçtan önce değinilen şekilde duran topların bir hayli belirleyici olduğunu vurgulamak gerek. Casillas’ın akıl almaz hatasında Diego Godin’in kafasından golü bulan Atléti, golden sonra uzunca bir süre alışılagelmiş aktif savunmasını layığıyla yaparak Real Madrid’e pozisyon bulma şansı tanımadı. Maçın bu noktadan sonra Atlético Madrid tarafından kilitlenilmeye çalışılacağı ise ortadaydı. Arda Turan ve Diego Costa’nın eksikliğini bu noktada hisseden Simeone’nin öğrencileri, alışılmışın dışında bir şekilde kendi ceza sahasına yaklaşarak, normal şartlarda kilitli savunmayı açmaya yönelik bir takım olmayan Real Madrid’i yüklenmek durumunda bıraktı ve en nihayetinde maçı uzatmaya götüren golü kalesinde gördü.

cl14final-1

ANCELOTTI VE OYUNA MÜDAHALELER

Birçok futbolsever Carlo Ancelotti’nin yaptığı değişiklikleri oldukça cesur ve riskli bulmuştur. Khedira ve Coentrão’yu alıp, Isco ve Marcelo’yu oyuna süren İtalyan teknik adam, aslında istediğini bu değişiklikler sayesinde almayı başardı. Xabi Alsonso ile oynamaya oldukça alışkın olan Modrić’in yanında ikinci bir pasör veya topla çıkan oyuncu olmayınca ister istemez daha geriye gelmek durumunda kalması ve 3. bölgeye topun taşınmasında Real Madrid’in zorlanmasının önüne geçilememesi gibi bir durum ortadayken, Ancelotti bu kumarı oynamak zorundaydı ve karşılığını da aldı.

Tabii ki bütün bu hamlelerin yanı sıra, Real Madrid’in sezon genelinde aşina olduğumuzesnekliğin de özellikle Atléti gol avantajıyla nispeten baskı merkezini daha geride tutmaya başlayınca ortaya çıktığına değinmek gerek. Buna rağmen Real Madrid’in muazzam bir kontra takımı olması ve geçiş hücumlarını oldukça etkili uyguluyor olması da rakibin kilidini açmakta etkili olmadı, çünkü Cristiano Ronaldo ve Gareth Bale gibi iki açık alanda durdurulamaz oyuncu oyunu çözecek alanları bulmakta oldukça zorlandı.

Ancak Diego Simeone’nin de biri mecburi olmak üzere yaptığı iki değişiklik takımın mecburi geri çekilişinde rol oynadı. Raúl García-Sosa değişikliği önde baskının ister istemez kırılmasına yol açarken, Arda Turan’ın olmayışı da Atléti’nin 3. bölgeye top taşımada yaşadığı sorunların özetiydi. Topu kendi kalesinden uzaklaştırmakta zorlanan Atlético Madrid, bu sebeple giderek artan baskıya maruz kalırken, Ancelotti’nin değişikliğiyle birlikte Real Madrid’in 3. bölgede artan oyuncu sayısı kilidin direkt olarak açılmasını belki sağlamadı, ama dolaylı yoldan buna etki etmiş oldu.

cl14final-2

DURAN TOPLAR VE KONTRA ATAKLAR VE ALINAMAYAN SEKEN TOPLAR

Maça dair ön bakış yazımızda duran topların oldukça etkili olabileceğinden ve Real Madrid ön alanının hızlı çıkılan toplarda özellikle di María, Cristiano Ronaldo ve Gareth Bale ile etkili olabileceğinden bahsetmiştik. Normal sürede gelen iki golün duran top kaynaklı olmasının yanı sıra, uzatmalarda maçı koparan Real Madrid’in 2. golünde di María’nın pozisyonu sürüklemiş ve Bale’in golü atmış olması ise aslında tesadüf değil.

Öte yandan hızlı bir şekilde topla çıkabilen Atlético Madrid’in topu 3. bölgeye taşımakta zorlanması ise tamamen akıl eksikliğiyle açıklanabilir. Skor koruma içgüdüsüyle baskı merkezini geriye çekmek anlaşılır olsa da, top orta saha oyuncularına geçirildiğinde taşıyıcı bir oyuncunun olmamasının eksikliği, kontralara etkili bir şekilde çıkılmasının önünü kesen etkenlerden birisi oldu. Normal sürenin bitimine 10 dakika kala gelen Morata-Benzema değişikliyle de tam anlamıyla üç gezgin forvete dönen Ancelotti, oyunu karşı kaleye yıkmak adına son kozunu oynamış oldu.

Ancelotti’nin kumar değişikliklerinin de aslında bu bakımdan getirisinin olduğunun altını bir kez daha çizmek gerek. Coentrão’dan daha cesurca bindiren Marcelo’nun oyuna dahil oluşunun yanı sıra Modrić’in dağıttığı toplara destek olmak adına dar alanda ileri geri çalışan Isco’nun salt bir kesici olarak oynayan Khedira’dan daha faydalı olduğunu göz ardı etmek mümkün değil. Modrić ve Isco merkezinin ise normal şartlarda seken topları alacak özelliğe sahip olmamasına rağmen Atléti’nin çıkamamasıyla birlikte her dönen topa sahip olması ve bunları bir şekilde doğru kullanmayı başarması, normal sürenin uzatmalarında golün geleceğinin belki de habercisiydi. Zincir reaksiyonu.

UZATMALAR VE OYUNUN ÇÖZÜLÜŞÜ

Oyun anlayışlarının değişmediği, ancak fiziksel yorgunluğun da etkisiyle artık topun belli bölgelerde neredeyse hiç oynanmadığı bir yarım saatlik dönem izledik. Uzatmanın ilk devresinde Atléti nispeten diri kalmayı başardıysa da, ikinci devrede artık ayakların gitmemeye başladığı ve diri oyuncu sayısı daha fazla olan Real Madrid’in belirgin bir şekilde fiziksel olarak üstün durumda olduğu ortadaydı.

Ángel di María’nın sürüklediği ve adeta yoktan var ettiği pozisyonun devamında Gareth Bale’in golüyle skor üstünlüğünü sonunda yakalamayı başaran Real Madrid, golden sonra 3-4 dakika kadar Atlético Madrid’in nispeten daha ileride oynama çabası da göz önünde bulundurulunca daha kontrollü olmayı tercih etti. Buna rağmen 118′de 3. gol geldiğinde, Marcelo ne topla çıkarken, ne de şutu atmak için alanı bulduğunda etrafında onu durduracak kimsenin olmaması da Atléti’nin bütün sezon oynadığı aşırı eforlu oyunun aslında burada çöktüğünün göstergesiydi. Penaltıdan gelen 4. gol sadece tabelayı değiştirmiş gibi olsa da, aslında uzatmalardaki oyunun bir nevi de karşılığıydı.

cl14bale

SONUÇ

İki kilit oyuncusunun birinden hiç faydalanamayan, diğerini ise sadece 8 dakika sahada tutabilen Atlético Madrid, buna rağmen skor üstünlüğünü alıp, oldukça da etkili bir mücadele sergilemeyi başardı. Normal sürede işi bitirmeye de çok yaklaşmış olmalarına rağmen, kilidi açtıkları şekilde vuruldular ve duran top golüne engel olamadılar. Simeone’nin yapabileceği hamlelerin kısıtlı olması da uzatmalardaki yorgunluğun ve skorun bu noktaya gelmesinin aslında temel sebebi olsa da, iki değişikliğin sakatlıklar sonucunda gelmiş olması, yine Arjantinli teknik adamın bu konuda çaresiz kaldığının ayrıca bir göstergesiydi. Bütün bunlara rağmen Atléti mucizesi aslında hiç de yabana atılacak bir olay değil. Yıllardır Real Madrid-Barcelona ekseninde dönen La Liga’da lig sezonunda iki rakibine de maç kaybetmeden 18 yıl sonra mutlu sona ulaşan bir takımı küçümsemek olmaz. Bütçe farkı ve kadro kalitesi ekseninde nefesleri buna yetti, ki bu bile büyük bir başarıdır.

Real Madrid’in ise genel Şampiyonlar Ligi performansı göz önünde bulundurulduğunda kupayı almış olması çok da sürpriz değil. Kupanın en korku verici ve en dominant performansını ortaya koyan takımın finalde uzatmalarda da olsa bu skora ulaşıp kupaya uzanması bir hayli normal. Özellikle José Mourinho’nun gidişinden sonra göreve gelen Carlo Ancelotti’nin son 10 yılda 3. kez Şampiyonlar Ligi kupasına uzanmayı başarması ise aslında hiç sürpriz değil. Ancelotti’nin 2001-2009 arasında çalıştırdığı AC Milan’la 2 Şampiyonlar Ligi kupasının yanında sadece 1 kez Serie A’yı almış olması, 1,5 sezon çalıştığı Paris Saint-Germain ile ilk sezonda ligi verip, ikinci sezonda kadro kalitesiyle mutlu sona ulaşırken Şampiyonlar Ligi’nde yine etkileyici bir performans sergileyip deplasman golüyle çeyrek finalde veda etmiş olması gibi durumlara baktığımız zaman, İtalyan teknik adamın tüm eleştirilere rağmen oldukça başarılı bir turnuva teknik direktörü olduğunu görüyoruz.

 

yarisaha.com

futbolbook.com

Bu sayfa şuana kadar 12222 defa görüntülendi.

futbolbook

Diğer Manşetler

Sayfa

‹‹ 1 2 3 4 5 6 ››
futbolbook